Yoga Batıya Geldiğinde Akrobatikleşmedi, Hantallaştı

Yogaya yeni başlayanların karşılaştığı bir replik var son yıllarda “Biz akrobasi yapmıyoruz, yoga yapıyoruz. O yüzden akrobatik pozlar yapmıyoruz.” Uzun yıllar asana pratiği yapan ama pratiklerini ilerletmeyi bırakmış kişilerin arkasına sığındığı bir cümle oldu bu. Sıkışmış bedenlerine ve zihinlerine böyle bir kılıf uydurmaya çalışsalar da, artık yıl 2020. Ne saklanabilecek ne de pratiği saklayabilecek bir yer kalmadı.

Yoga oldukça ciddi fiziksel çalışmalar içerir, çünkü yogada konu hiçbir zaman pozun kendisi olmamıştır ve olmaz da. Konu her zaman o pozu uygulayandır. Bu yüzden pozlar insanın bedeni kadar karışık yerlere gider. İnsan asana pratikleri sayesinde bedenini inanılmaz şekillere ve formlara sokar. Pranayamaya ulaşmak için bedeni tüm kapasitesi ile çalıştırmak mühimdir. Uzakdoğulu eski yogilerin internette kalan siyah beyaz videolarına baktığınızda, oldukça çılgın akışlar görürsünüz. Ne günümüzde tarzı evrimleştirilerek batıya uyarlanmış İyengar’ın ne de Vivekananda’nın asana pratikleri Çetin Çetintaş’ınkinden daha az sırdaşı duruşlar içeriyordu. İyengar’ın videolarını aratırsanız kendiniz de göreceksiniz…

Yoga batıya geldiğinde şiddeti azaltıldı. Batıdaki kişilerin uygulayabilmesi için daha uygulanabilir bir formatta başlayan yoga pratikleri, uzun yıllar boyunca o formatta sıkışıp kaldı. Batıda bir Aşram/Manastır kültürü olmadığından pratikler genel olarak çok ciddi yerlere taşınamadı. Kişiler hobi olarak yoga yaptıkları ve bunu bir yaşam felsefesine dönüştüremedikleri için batıda yoga gittikçe hantallaştı. İnsanlar sakatlanmaktan ve sakatlamaktan korkarak yoga pratiğini başlangıç seviyelerinde muhafaza etmeye başladılar. Hatta öyle ki, yoganın terapatik kolları bile oluştu.

Ta ki sosyal medya çağı başlayana kadar…

Sosyal medya çağı ile, yogayı bir yaşam felsefesine dönüştürmüş yogilerin pratikleri herkes tarafından izlenebilir hale gelince, bir yoginin asana pratiğinin nasıl olduğu tüm hatları ile ortaya çıkmaya başladı. Bu sıradışı gözüken asana pratikleri otomatik olarak halihazırda yoga yapan veya yapmak isteyenlerde dönüştürücü ve sarsıcı etkiler yarattı. Yoga felsefesinin ne olduğunu anlamak için, önce bu felsefenin bir parçası olan asanayı anlamak ve doğru uygulamak gerekir. Çünkü Upanişadların da söylediği gibi sonsuzun tezahürünün deneyimleneceği ilk yer insanın bedenidir.

Artık yıl 2020… Pratik tüm varlığı ile batıda yeniden doğdu. Korkunun sansürlemediği, bedenin sıkışıklıklarının sansürlemediği, “fikirlerin” sansürlemediği bir yoga doğdu.

2020 suyun tüm yıkıcılığı ile geldiği yıl. 2020 tüm ezberlerin yıkılacağı yıl. 2020 pratiğin yılı. Pratiğe güvenin.

Nada