Su Orucu I: Su Orucunda Vücut Enerjiyi Nereden Sağlıyor?

Her vücut oruca biraz farklı tepki verir. Genetik, sağlık, yaşam tarzı bunda rol oynar. Oruç yolculuğuna çıkan her insanın metabolik zaman çizelgesi vardır. 

0-3 saat arasında vücudunuz hala yediğiniz son şeyi sindirme sürecindedir. Yediklerinizi glikoz, aminoasit ve yağ asitlerine dönüştürür. Vücudunuzun o anki enerji ihtiyacı için bu molekülleri kullanır veya daha sonra kullanılmak üzere saklar. Kan dolaşımında dolaşan glikoz, insülin salınımını uyarır. Glikoz; mitokondride enerji üretiminde birincil enerji kaynağı olarak kullanılır geri kalanı daha sonra kullanılmak üzere karaciğere gönderilerek  kısa süreli glikojen yada yağ dokusu olarak depolanır. Yemekten sonra  Ghrelin; açlık hormonu  düşerken, leptin; tokluk hormonu  yükselerek beyne doygunluk sinyali gönderir.

4-24 saat arasında vücut katabolik dediğimiz yıkım aşamasına geçer. Daha önce depolanan besinleri kullanmaya başlar. Kan şekeri ve insülin seviyesi düşmeye başlar. Kanda glikoz seviyesi  50-150 mg/dl  bazı kaynaklarda 70-120 mg/dl arasında korunmalıdır. Vücut kan şekerini normal aralıkta tutmak için daha önce karaciğerde glikojen olarak depolanan glikoz depolarını kullanır. Ne kadar glikojen depoladığınız ve gün boyunca ne kadar egzersiz yaptığınıza bağlı olarak 10-18 saat arasında depolar tükenir. Burada başka bir enerji kaynağına ihtiyaç doğmaya başlar. Yağ depoları ve keton cisimcikleri enerji için kullanılmaya başlar. 

24-72 saat arasında vücut yağ yakma sürecine geçer. Yağ yıkımı yani lipoliz sayesinde vücuttaki yağ hücreleri serbest yağ asitleri salar. Yağ metabolizması (ketogenez) aktive olarak yağ asitleri kullanılmaya başlar. Yağ asitleri karaciğerde beta oksidasyon ile keton cisimciklerine  (aseton, asetoacetat, beta hidroksi bütirat) dönüştürülür. Ketonlar birinci derecede yakıt olmuştur. Ancak hala beyin, göz, böbrek ve alyuvarlar gibi bazı hücreler enerji için biraz glikoza ihtiyaç duyarlar. Karbonhidrat olmayan kaynaklardan;  aminoasit (protein),  yağ (keton cisimcikleri)ve laktat gibi öncü hücrelerden,  özel bir yolla glikoz üretilir. Orucun bu aşamasında beyin glikozu, geri kalan hücreler keton cisimciklerini kullanır. Açlık hormonu ghrelin bu aşamada azalır ve her geçen gün daha da düşer.

72-120 saat aralığında (3-5 gün) insülin düzeyi düşmüş, açlık bastırılmış, beslenme ketozisi sürekli bir hal almıştır. Karaciğerde yapılan büyüme faktörü üretimi azalmış dolayısıyla oksidatif stres azalmıştır. Mitokondride enerji yapımı son ürünü olarak ortaya çıkan serbest radikaller azalmış, daha yüksek bir enerji ortaya çıkmıştır. Yağ asitlerinin ve keton cisimciklerinin kullanımı sonucu ortaya çıkan enerji, glikoz kullanımı sırasında ortaya çıkan enerjiden 3,5 kat daha fazladır.  Yapılan çalışmalarda en az 72 saatlik açlığın bağışıklık sistemi, inflamasyon, nörogenez (beyin nöron üretimi)  ve genel metabolik sağlık için faydalı olduğu gösterilmiştir. 

Editör: Dr.Doğanay Kürkcü